Âl-i İmrân suresi · 3:153 / 200
إِذْتُصْعِدُونَوَلَاتَلْوُۥنَعَلَىٰٓأَحَدٍوَٱلرَّسُولُيَدْعُوكُمْفِىٓأُخْرَىٰكُمْفَأَثَٰبَكُمْغَمًّۢابِغَمٍّلِّكَيْلَاتَحْزَنُوا۟عَلَىٰمَافَاتَكُمْوَلَامَآأَصَٰبَكُمْوَٱللَّهُخَبِيرٌۢبِمَاتَعْمَلُونَ
idh tuṣʿidūna walā talwūna ʿalā ʾaḥadin war-rasūlu yadʿūkum fī ʾuḫrāykum faʾaṯābakum ġamman biġammin likaylā taḥzanū ʿalā mā fātakum walā mā ʾaṣābakum wallāhu ḫabīrum bimā taʿmalūna
Hani siz yokuş yukarı tırmanıyor, hiç kimseye dönüp bakmıyordunuz ve Peygamber de ensenizde size sesleniyordu. Bunun üzerine Allah, size (bu) üzüntüye karşılık bir üzüntü verdi ki, elden çıkan şeye ve başınıza gelene üzülmeyesiniz. Allah yaptıklarınızdan haberi olanıdır.