ve's-semâʾi ve't-târiḳi
Göğe ve Târık'a (gece gelene) yemin olsun.
Mushaf #86 · Nüzul #36 · Erken Mekke Dönemi · 17 Ayet
Sabah yıldızı, insanın yaratılışı
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَـٰنِ ٱلرَّحِيمِ
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla
ve's-semâʾi ve't-târiḳi
Göğe ve Târık'a (gece gelene) yemin olsun.
wa mā adrāka mā ṭ-ṭāriq
Ve o Târık'ın ne olduğunu sana ne bildirdi?
en-necmü-th-thâqib
O, (karanlığı) delen yıldızdır.
ʾinna kulla nafsin lammā ʿalayhā ḥāfiẓun
Hiçbir nefis yoktur ki üzerinde bir koruyucu bulunmasın.
fal-yanẓuri l-insānu mim-mā khuliqa
İnsan neden yaratıldığına bir bakıversin.
khuliqa min māʾin dāfiq
O, fışkırtılan bir sudan yaratıldı.
yakhruju min bayni ṣ-ṣulbi wa-t-tarāʾib
O, bel (sırta) ile göğüs (kaburgalar) arasından çıkan bir sudan yaratılır.
ʾinnahu ʿalā rajʿihi laqādirun
Şüphesiz O, onu (öldükten sonra) döndürmeye elbette kadirdir.
yawma tublā as-sarāʾir
O gün sırlar denenecektir.
famā lahu min quwwatin walā nāṣir
Onun için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.
Vessemāʾi zātir-recʿi
Yağmur sahipli göğe andolsun.
wa-l-arḍi dhāti ṣ-ṣadʿi
Yemin ederim o yere ve çatlayıp yarılana.
ʾinnahu laqawlun faṣlun
Şüphesiz o, (hak ile batılı) ayıran bir sözdür.
wa mā huwa bil-hazli
O, asla bir eğlence/şaka değildir.
ʾinnahum yakīdūna kaydan
Şüphesiz onlar hileli bir plan kuruyorlar.
wa ʾakīdu kaydan
Ve ben de o zaman bir tuzak kuracağım.
fe-mehhili l-kāfirīne emhilhum ruwaydan
Şimdi kâfirlere mühlet ver, onlara biraz zaman tanı.