Tevbe suresi · 9:60 / 129
إِنَّمَاٱلصَّدَقَٰتُلِلْفُقَرَآءِوَٱلْمَسَٰكِينِوَٱلْعَٰمِلِينَعَلَيْهَاوَٱلْمُؤَلَّفَةِقُلُوبُهُمْوَفِىٱلرِّقَابِوَٱلْغَٰرِمِينَوَفِىسَبِيلِٱللَّهِوَٱبْنِٱلسَّبِيلِفَرِيضَةًمِّنَٱللَّهِوَٱللَّهُعَلِيمٌحَكِيمٌ
ʾinnama ʾṣ-ṣadaqātu lil-fuqarāʾi wal-masākīni wal-ʿāmilīna ʿalayhā wal-muʾallafati qulūbuhum wa-fī ʾr-riqābi wal-ḡārimīna wa-fī sabīli ʾllāhi wa-ʾibni s-sabīli farīḍatan mina ʾllāhi wa-ʾllāhu ʿalīmun ḥakīmun
Sadakalar (zekâtlar) ancak şunlar içindir: düşkünler, miskinler, zekât toplayan memurlar, kalpleri (İslâm'a) ısındırılacak olanlar, (kölelikten kurtulmak için) esirler, borçlular, Allah yolunda (savaşanlar) ve yolda kalmışlar. Bu, Allah tarafından böyle farz kılınmıştır. Allah, her şeyi bilen, hikmet sahibidir.