A'râf suresi · 7:22 / 206
فَدَلَّىٰهُمَابِغُرُورٍفَلَمَّاذَاقَاٱلشَّجَرَةَبَدَتْلَهُمَاسَوْءَٰتُهُمَاوَطَفِقَايَخْصِفَانِعَلَيْهِمَامِنوَرَقِٱلْجَنَّةِوَنَادَىٰهُمَارَبُّهُمَآأَلَمْأَنْهَكُمَاعَنتِلْكُمَاٱلشَّجَرَةِوَأَقُللَّكُمَآإِنَّٱلشَّيْطَٰنَلَكُمَاعَدُوٌّمُّبِينٌ
fadallāhumā bighurūrin falammā dhāqā ash-shajarata badat lahumā saw'ātuhumā waṭafiqā yakhṣifāni ʿalayhimā min waraqi al-jannati wa nādāhumā rabbuhumā alam anhakumā ʿan tilkumā ash-shajarati wa aqul lakumā inna ash-shayṭāna lakumā ʿaduwwun mubīnun
Böylece onları aldatarak (aşağı) indirdi. Ağacın meyvesini tattıklarında, ayıp yerleri kendilerine göründü ve üzerlerine cennet yapraklarından örtmeye başladılar. Rableri onlara şöyle seslendi: "Ben sizi o ağaçtan menetmemiş miydim ve size şeytanın sizin için apaçık bir düşman olduğunu söylememiş miydim?"