A'râf suresi · 7:187 / 206
يَسْـَٔلُونَكَعَنِٱلسَّاعَةِأَيَّانَمُرْسَىٰهَاقُلْإِنَّمَاعِلْمُهَاعِندَرَبِّىلَايُجَلِّيهَالِوَقْتِهَآإِلَّاهُوَثَقُلَتْفِىٱلسَّمَٰوَٰتِوَٱلْأَرْضِلَاتَأْتِيكُمْإِلَّابَغْتَةًيَسْـَٔلُونَكَكَأَنَّكَحَفِىٌّعَنْهَاقُلْإِنَّمَاعِلْمُهَاعِندَٱللَّهِوَلَٰكِنَّأَكْثَرَٱلنَّاسِلَايَعْلَمُونَ
yas'alūnaka 'ani s-sā'ati ayyāna mursāhā qul innamā 'ilmuhā 'inda rabbī lā yucellīhā liwaqtihā illā huw thaqulat fī s-samāwāti wa-l-'arḍi lā ta'tīkum illā baghtatan yas'alūnaka ka'annaka ḥafiyyun 'anhā qul innamā 'ilmuhā 'inda llāhi wa-lākinna akthara n-nāsi lā ya'lamūn
Sana o saati sorarlar: "Onun demir atması ne zaman?" De ki: "Onun ilmi Rabbimin katındadır. Vaktinde ancak O açığa çıkarır. Göklerde ve yerde o (kıyamet) pek ağır bastı. O size ancak ansızın gelir." Sanki sen ondan haberdarmışsın gibi sana sorarlar. De ki: "Onun ilmi ancak Allah'ın katındadır, fakat insanların çoğu bilmezler."