A'râf suresi · 7:143 / 206
wa lammā jāʾa mūsā limīqātinā wa kallamahū rabbuhū qāla rabbi ʾarinī ʾanẓur ʾilayka qāla lan tarānī wa lākin i nẓur ʾilā l-jabali fa ʾini staqarra makānahū fa sawfa tarānī fa lammā tajallā rabbuhū lil-jabali jaʿalahū dakkā wa kharra mūsā ṣaʿiqā fa lammā ʾafāqa qāla subḥānaka tubtu ʾilayka wa ʾanā ʾawwalu l-muʾminīn
Nihayet Musa tayin ettiğimiz vakte geldiğinde ve Rabbi onunla konuştuğunda, şöyle dedi: "Rabbim! Bana (kendini) göster, sana bakayım." (Rabbi): "Beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak; eğer o yerinde kalabilirse, sen de beni göreceksin." Rabbi dağa tecelli edince, onu un ufak etti ve Musa da baygın düştü. Kendine geldiğinde: "Sen yücesin! Sana tövbe ettim ve ben mü'minlerin ilkiyim" dedi.