A'râf suresi · 7:131 / 206
فَإِذَاجَآءَتْهُمُٱلْحَسَنَةُقَالُوا۟لَنَاهَٰذِهِۦوَإِنتُصِبْهُمْسَيِّئَةٌيَطَّيَّرُوا۟بِمُوسَىٰوَمَنمَّعَهُۥٓأَلَآإِنَّمَاطَٰٓئِرُهُمْعِندَٱللَّهِوَلَٰكِنَّأَكْثَرَهُمْلَايَعْلَمُونَ
fa-iḏā ǧāʾathumu l-ḥasanatu qālū lanā hāḏihi wa-in tuṣibhum sayyiʾatun yaṭṭayyarū bi-Mūsā wa-man maʿahu ʾalā ʾinnamā ṭāʾiruhum ʿinda Llāhi wa-lākinna ʾaktharahum lā yaʿlamūn
Onlara bir iyilik gelince, "Bu bizim hakkımızdır" derler. Başlarına bir kötülük gelince de, bunu Musa ve onunla birlikte olanların uğursuzluğuna yorarlardı. Haberiniz olsun ki, uğursuzlukları Allah katındandır. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.