En'âm suresi · 6:109 / 165
وَأَقْسَمُوا۟بِٱللَّهِجَهْدَأَيْمَٰنِهِمْلَئِنجَآءَتْهُمْءَايَةٌلَّيُؤْمِنُنَّبِهَاقُلْإِنَّمَاٱلْءَايَٰتُعِندَٱللَّهِوَمَايُشْعِرُكُمْأَنَّهَآإِذَاجَآءَتْلَايُؤْمِنُونَ
wa-aqsamū bi-llāhi jahda aymānihim la-in jāʾathum āyatun la-yuʾminunna bihā qul innamā l-āyātu ʿinda llāhi wa-mā yushʿirukum annahā ʾidhā jāʾat lā yuʾminūn
Onlar, bütün güçleriyle Allah'a yemin etmişlerdi ki, kendilerine bir ayet (mucize) gelse, mutlaka ona inanacaklardı. De ki: "Ayetler ancak Allah katındandır." Onlar (ayetler) geldiği zaman da inanmayacaklarını size ne bildirecek?