Muhammed suresi · 47:18 / 38
فَهَلْيَنظُرُونَإِلَّاٱلسَّاعَةَأَنتَأْتِيَهُمبَغْتَةًفَقَدْجَآءَأَشْرَاطُهَافَأَنَّىٰلَهُمْإِذَاجَآءَتْهُمْذِكْرَىٰهُمْ
fa hal yanẓurūna illā s-sāʿata an taʾtiyahum baghtatan fa qad jāʾa ashraṭuhā fa ʾannā lahum ʾidhā jāʾathum dhikrāhum
Onlar, kendilerine ansızın gelivermesinden başka, kıyamet gününü mü bekliyorlar? Andolsun ki, kıyametin alâmetleri gelmiştir. Kendilerine (o azap) geldiği zaman ibret almaları onlara ne fayda verir?