Ahkâf suresi · 46:24 / 35
فَلَمَّارَأَوْهُعَارِضًامُّسْتَقْبِلَأَوْدِيَتِهِمْقَالُوا۟هَٰذَاعَارِضٌمُّمْطِرُنَابَلْهُوَمَاٱسْتَعْجَلْتُمبِهِۦرِيحٌفِيهَاعَذَابٌأَلِيمٌ
fe lemmā raʾevhu ʿāriḍan mustaqbile ʾawdiyetihim qālū hāḏā ʿāriḍun mumṭirunā bel huve mā staʿceltum bihī rīḥun fīhā ʿaḏābun ʾelīmun
Nihayet onu, vadi(ler)ine doğru yönelmiş bir bulut halinde gördüklerinde: "Bu bize yağmur getirecek bir buluttur!" dediler. Hayır! O, sizin acele istediğiniz şeydir; içinde elem dolu bir azap bulunan bir rüzgardır.