Şûrâ suresi · 42:7 / 53
وَكَذَٰلِكَأَوْحَيْنَآإِلَيْكَقُرْءَانًاعَرَبِيًّالِّتُنذِرَأُمَّٱلْقُرَىٰوَمَنْحَوْلَهَاوَتُنذِرَيَوْمَٱلْجَمْعِلَارَيْبَفِيهِفَرِيقٌفِىٱلْجَنَّةِوَفَرِيقٌفِىٱلسَّعِيرِ
wa kaḏālika awḥaynā ʾilayka qurʾānan ʿarabiyyan li-tunḏira ʾumma l-qurā wa man ḥawlahā wa tunḏira yawma l-jamʿi lā rayba fīhi farīqun fī l-jannati wa farīqun fī s-saʿīri
İşte sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik ki, hem anayurt halkını (Mekke'yi) ve çevresindekileri uyar, hem de toplanma (kıyamet) gününü haber ver. O günde hiç şüphe yoktur. Bir bölük cennettedir, bir bölük de cehennemdedir.