Fussilet suresi · 41:50 / 54
وَلَئِنْأَذَقْنَٰهُرَحْمَةًمِّنَّامِنۢبَعْدِضَرَّآءَمَسَّتْهُلَيَقُولَنَّهَٰذَالِىوَمَآأَظُنُّٱلسَّاعَةَقَآئِمَةًوَلَئِنرُّجِعْتُإِلَىٰرَبِّىٓإِنَّلِىعِندَهُۥلَلْحُسْنَىٰفَلَنُنَبِّئَنَّٱلَّذِينَكَفَرُوا۟بِمَاعَمِلُوا۟وَلَنُذِيقَنَّهُممِّنْعَذَابٍغَلِيظٍ
Ve leʾin eẕaḳnāhu raḥmeten minnā min baʿdi ḍarrāʾe messethu leyaḳūlenne hāẕā lī vemā eẓunnü-ssāʿate ḳāʾimeh veleʾin ruciʿtü ilā rabbī inne lī ʿindehu lelḥusnā Felenünabbiʾenne-lleẕīne keferū bimā ʿamilū velenüẕīḳannehüm min ʿaẕābin ġalīẓ
Andolsun ki, eğer ona dokunan bir sıkıntıdan sonra katımızdan bir rahmet tattırırsak, mutlaka şöyle der: “Bu benim hakkımdır. Kıyametin kopacağını da sanmıyorum. Şayet Rabbime döndürülürsem, şüphesiz O’nun katında benim için daha güzeli vardır.” Biz de inkâr edenlere yaptıklarını mutlaka bildireceğiz ve onlara şiddetli bir azaptan tattıracağız.