Fussilet suresi · 41:25 / 54
وَقَيَّضْنَالَهُمْقُرَنَآءَفَزَيَّنُوا۟لَهُممَّابَيْنَأَيْدِيهِمْوَمَاخَلْفَهُمْوَحَقَّعَلَيْهِمُٱلْقَوْلُفِىٓأُمَمٍقَدْخَلَتْمِنقَبْلِهِممِّنَٱلْجِنِّوَٱلْإِنسِإِنَّهُمْكَانُوا۟خَٰسِرِينَ
wa qayyaḍnā lahum quranaāʾa fa zayyanū lahum mā bayna aydīhim wa mā khalfahum wa ḥaqqa ʿalayhimu l-qawlu fī ʾumamin qad khalat min qablihim mina l-jinni wal-ʾinsi ʾinnahum kānū khāsirīna
Onlara birtakım arkadaş (şeytanlar) tayin ettik de onlar, ellerinin önündeki (dünyadaki işlerini) ve arkalarındaki (geleceklerini) süsleyip (kötü göstermişlerdir). Ve cinlerden ve insanlardan kendilerinden önce geçmiş ümmetler (topluluklar) hakkında (gerçekleşmesi) vacip olan azap sözü, onların da aleyhine gerçekleşti. Çünkü onlar hüsrana uğrayanlardı.