Nisâ suresi · 4:92 / 176
ve-mā kāne li-muʾmin-in ʾen yaqtule muʾmin-an ʾillā khaṭaʾā ve-men qatele muʾmin-an khaṭaʾā fe-taḥrīru raqabet-in muʾminetin ve-diyyetun musellemetun ʾilā ʾahlihī ʾillā ʾen yaṣṣaddeqū fe-ʾin kāne min qawmin ʿaduvvin lekum ve-huve muʾminun fe-taḥrīru raqabet-in muʾminetin ve-ʾin kāne min qawmin-in beynakum ve-beynehum mīthāqun fe-diyyetun musellemetun ʾilā ʾahlihī ve-taḥrīru raqabet-in muʾminetin fe-men lem yecid fe-ṣiyāmu şehreyni mutetābiʿeyni tawbetan mine-llāhi ve-kāne-llāhu ʿalīman ḥakīmā
Mü'min, mü'mini öldüremez; ancak yanlışlıkla (öldürebilir). Yanlışlıkla bir mü'mini öldüren kimse, mü'min bir köle azat etmeli ve (öldürülenin) ailesine (diyet olarak) teslim edilecek bir bedel vermelidir. Ancak (aile) bunu sadaka olarak bağışlarlarsa, (bu durumda) sizden (ödemeniz gereken) bu bedel kalkar. Eğer (öldürülen) size düşman bir topluluktan olup da kendisi mü'min ise, (o zaman) mü'min bir köle azat etmek gerekir. Eğer (öldürülen) sizinle aralarında antlaşma bulunan bir topluluktan ise, (o zaman) ailesine teslim edilecek bir bedel ve mü'min bir köle azat etmek gerekir. Bunları bulamayan kimse, Allah'tan bir tevbe olmak üzere peş peşe iki ay oruç tutmalıdır. Allah, her şeyi bilen, hikmet sahibi olandır.