Nisâ suresi · 4:83 / 176
وَإِذَاجَآءَهُمْأَمْرٌمِّنَٱلْأَمْنِأَوِٱلْخَوْفِأَذَاعُوا۟بِهِۦوَلَوْرَدُّوهُإِلَىٱلرَّسُولِوَإِلَىٰٓأُو۟لِىٱلْأَمْرِمِنْهُمْلَعَلِمَهُٱلَّذِينَيَسْتَنۢبِطُونَهُۥمِنْهُمْوَلَوْلَافَضْلُٱللَّهِعَلَيْكُمْوَرَحْمَتُهُۥلَٱتَّبَعْتُمُٱلشَّيْطَٰنَإِلَّاقَلِيلًا
wa-idhā jāʾahum ʾamrun min al-ʾamni ʾawi al-khawfi ʾadhāʿū bihi wa-law raddūhu ʾilā ar-rasūli wa-ʾilā ʾūlī al-ʾamri minhum la-ʿalimahu alladhīna yastanbiṭūnahu minhum wa-lawlā faḍlu Allāhi ʿalaykum wa-raḥmatuhu lattabaʿtum u-sh-shayṭāna ʾillā qalīlan
Onlara güvenlik veya korku ile ilgili bir iş geldiğinde, hemen onu yayarlar. Oysa eğer onu peygambere ve kendi içlerinden emir sahiplerine götürselerdi, onlardan onu anlayanlar onun ne olduğunu anlarlardı. Eğer üzerinizde Allah'ın lütuf ve merhameti olmasaydı, içinizden pek azınız müstesna, şeytana uymuş olurdunuz.