Nisâ suresi · 4:113 / 176
وَلَوْلَافَضْلُٱللَّهِعَلَيْكَوَرَحْمَتُهُۥلَهَمَّتطَّآئِفَةٌمِّنْهُمْأَنيُضِلُّوكَوَمَايُضِلُّونَإِلَّآأَنفُسَهُمْوَمَايَضُرُّونَكَمِنشَىْءٍوَأَنزَلَٱللَّهُعَلَيْكَٱلْكِتَٰبَوَٱلْحِكْمَةَوَعَلَّمَكَمَالَمْتَكُنتَعْلَمُوَكَانَفَضْلُٱللَّهِعَلَيْكَعَظِيمًا
wa lawlā faḍlu llāhi ʿalayka wa raḥmatuhū lahammat ṭāʾifatun minhum an yuḍillūk(a) wa mā yuḍillūna illā anfusahum wa mā yaḍurrunāka min shaiʾ(in) wa anzala llāhu ʿalayka l-kitāba wa l-ḥikmah(ta) wa ʿallamaka mā lam takun taʿlam(u) wa kāna faḍlu llāhi ʿalayka ʿaẓīmā(n)
Eğer sana Allah'ın lütfu ve rahmeti olmasaydı, onlardan bir grup seni saptırmaya kesin karar vermişti. Oysa onlar ancak kendilerini saptırırlar ve sana hiçbir zarar veremezler. Allah sana Kitabı ve Hikmeti indirdi ve sana bilmediğin şeyleri öğretti. Ve Allah'ın sana olan lütfu çok büyüktür.