Nisâ suresi · 4:102 / 176
wa-idhā kunta fīhim fa-aqamta lahumu ṣ-ṣalāta fal-taqom ṭāʾifatun minhum maʿaka wal-yaʾkhudhū ʾasliḥatahum fa-idhā sajadū falyakūnū min warāʾikum wal-taʾti ṭāʾifatun ʾukhrā lam yuṣallū falyuṣallū maʿaka wal-yaʾkhudhū ḥidhrahum wa-ʾasliḥatahum wadda l-ladhīna kafarū law taghfulūna ʿan ʾasliḥatikum wa-ʾamtiʿatikum fa-yamīlūna ʿalaykum maylatan wāḥidatan wa-lā junāḥa ʿalaykum in kāna bikum ʾadhan min maṭarin ʾaw kuntum marḍā ʾan taḍaʿū ʾasliḥatakum wa-khudhū ḥidhrakum ʾinna-llāha ʾaʿadda lil-kāfirīna ʿadhāban muhīnan
Sen içlerinde olup da onlara namaz kıldırdığın zaman, onlardan bir grup seninle birlikte (namaza) dursun ve silahlarını yanlarına alsınlar. Secdeyi tamamladıklarında, (düşman tarafına) arkanıza geçsinler. Henüz namaz kılmamış olan diğer grup gelsin, seninle birlikte namaz kılsınlar ve ihtiyatlı olsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Küfre sapanlar, sizin silahlarınızdan ve eşyalarınızdan gafil olmanızı isterler ki size tek bir seferde (baskın) yapabilsinler. Eğer yağmurdan dolayı size eziyet varsa veya siz hasta iseniz, silahlarınızı bırakmanızda size bir günah yoktur. İhtiyatlı olun! Şüphesiz Allah, kâfirler için alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.