Sâd suresi · 38:24 / 88
قَالَلَقَدْظَلَمَكَبِسُؤَالِنَعْجَتِكَإِلَىٰنِعَاجِهِۦوَإِنَّكَثِيرًامِّنَٱلْخُلَطَآءِلَيَبْغِىبَعْضُهُمْعَلَىٰبَعْضٍإِلَّاٱلَّذِينَءَامَنُوا۟وَعَمِلُوا۟ٱلصَّٰلِحَٰتِوَقَلِيلٌمَّاهُمْوَظَنَّدَاوُۥدُأَنَّمَافَتَنَّٰهُفَٱسْتَغْفَرَرَبَّهُۥوَخَرَّرَاكِعًاوَأَنَابَ
qāla laqad ẓalamaka bisuʾāli naʿjatika ilā niʿājihi waʾinna kathīran mina l-khulṭāʾi layabghī baʿḍuhum ʿalā baʿḍin illā lladhīna ʾāmanū waʿamilū ṣ-ṣāliḥāti waqalīlun mā hum waẓanna Dāwūdu ʾannama fatannāhu fastaghfara rabbahū wa kharra rākiʿan wa ʾanāba
O şöyle dedi: "Andolsun ki, senin koyununu kendi koyunlarına katmakla o sana zulmetmiştir. Zaten (ortaklardan) çoğu birbirine karşı tecavüzkârlık eder. Ancak iman edip salih amel işleyenler başka. Bunlar da ne kadar az! Davud, bizim kendisini bu suretle imtihan ettiğimizi anladı. Bunun üzerine Rabbinden mağfiret diledi, (ve) secdeye kapandı ve (bize) yöneldi."