Âl-i İmrân suresi · 3:119 / 200
هَٰٓأَنتُمْأُو۟لَآءِتُحِبُّونَهُمْوَلَايُحِبُّونَكُمْوَتُؤْمِنُونَبِٱلْكِتَٰبِكُلِّهِۦوَإِذَالَقُوكُمْقَالُوٓا۟ءَامَنَّاوَإِذَاخَلَوْا۟عَضُّوا۟عَلَيْكُمُٱلْأَنَامِلَمِنَٱلْغَيْظِقُلْمُوتُوا۟بِغَيْظِكُمْإِنَّٱللَّهَعَلِيمٌۢبِذَاتِٱلصُّدُورِ
hā'antum ʾulāʾi tuḥibbūnahum walā yuḥibbūnakum watūʾminūna bilkitābi kullihī waʾiḏā laqūkum qālū ʾāmannā waʾiḏā ḵalaw ʿaḍḍū ʿalaykumu l-ʾanāmila mina l-ḡayẓi qul mūtū biḡayẓikum ʾinna ḷḷāha ʿalīmun biḏāti ṣ-ṣudūri
Siz öyle kimselersiniz ki onları seversiniz, halbuki onlar size buğz ederler. Siz, bütün kitaplara inanmışsınızdır. Onlar sizinle karşılaştıkları zaman: "İman ettik" derler. Baş başa kaldıkları zaman da, size karşı besledikleri kin ve hiddetten dolayı parmak uçlarını ısırırlar. De ki: "Öfkenizle geberin! Şüphesiz Allah, göğüslerin özünü bilendir."