Nûr suresi · 24:35 / 64
Allāhu nūru s-semāwāti wa-l-ʾarḍi Mathalu nūrihī kamishkāwatin fīhā miṣbāḥun Al-miṣbāḥu fī zujājah Az-zujājah ka-ʾannahā kawkabun durriyyun Yūqadu min shajaratin mubārakatin zaytūnatin lā sharqiyyatin wa-lā gharbiyyatin Yakādu zaytu hā yuḍīʾu wa-law lam tamsas-hu nārun Nūrun ʿalā nūrin Yahdī Allāhu li-nūrihī man yashāʾu Wa yaḍribu Allāhu l-ʾamthāla li-nnāsi Wa-llāhu bi-kulli shayʾin ʿalīmun
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun misali, içinde kandil bulunan bir oyuk gibidir. O kandil bir cam içindedir. O cam, sanki inci gibi parlayan bir yıldızdır. Mübarek bir ağaçtan, ne doğuya ne de batıya ait zeytin ağacından tutuşturulur. Kendisine ateş değmese bile, yağı neredeyse ışık verecek hale gelmiştir. Nur üstüne nur. Allah dilediği kimseyi kendi nuruna iletir. Allah insanlara örnekler verir. Allah her şeyi bilendir.