Nûr suresi · 24:11 / 64
إِنَّٱلَّذِينَجَآءُوبِٱلْإِفْكِعُصْبَةٌمِّنكُمْلَاتَحْسَبُوهُشَرًّالَّكُمبَلْهُوَخَيْرٌلَّكُمْلِكُلِّٱمْرِئٍمِّنْهُممَّاٱكْتَسَبَمِنَٱلْإِثْمِوَٱلَّذِىتَوَلَّىٰكِبْرَهُۥمِنْهُمْلَهُۥعَذَابٌعَظِيمٌ
ʾinna lladhīna jāʾū bil-ʾifki ʿuṣbatun minkum lā taḥsabūhu sharran lakum bal huwa khayrun lakum likulli mriʾin minhum mā ʾiktasaba min al-ʾithmi wa lladhī tawallā kibriyahu minhum lahu ʿadhābun ʿaẓīmun
Şüphesiz ki, (Hz. Âişe hakkında) yalan uyduranlar sizden bir topluluktur. Onu (bu olayı) sizin için bir şer (kötülük) sanmayın; aksine o sizin için bir hayırdır. Onlardan her birine, kazandığı günah nispetinde (ceza) vardır. Onlardan (bu iftiranın) büyüğünü üzerine alana gelince, onun için de büyük bir azap vardır.