Enbiyâ suresi · 21:87 / 112
وَذَاٱلنُّونِإِذذَّهَبَمُغَٰضِبًافَظَنَّأَنلَّننَّقْدِرَعَلَيْهِفَنَادَىٰفِىٱلظُّلُمَٰتِأَنلَّآإِلَٰهَإِلَّآأَنتَسُبْحَٰنَكَإِنِّىكُنتُمِنَٱلظَّٰلِمِينَ
waḏā ʾn-nūni iḏ ḏahaba muġāḍibā faẓanna ʾanna lan naqdira ʿalayhi fanādā fī ẓ-ẓulumāti ʾan lā ʾilāha ʾillā ʾanta subḥānaka ʾinnī kuntu mina ẓ-ẓālimīn
Zünnun'u da (an). Hani o, öfkelenerek (kavminden) ayrılmış ve kendisini sıkıntıya sokmayacağımızı sanmıştı. (Fakat) Karanlıklar içinde: 'Senden başka ilah yoktur. Sen yücelerdeсин. Şüphesiz ben zalimlerden oldum' diye dua etmişti.