Enbiyâ suresi · 21:44 / 112
بَلْمَتَّعْنَاهَٰٓؤُلَآءِوَءَابَآءَهُمْحَتَّىٰطَالَعَلَيْهِمُٱلْعُمُرُأَفَلَايَرَوْنَأَنَّانَأْتِىٱلْأَرْضَنَنقُصُهَامِنْأَطْرَافِهَآأَفَهُمُٱلْغَٰلِبُونَ
bal mattaʿnā hāʾulāʾi wa-ābāʾahum ḥattā ṭāla ʿalayhimu l-ʿumuru ʾaflā yarawna ʾannā naʾtī l-ʾarḍa nanquṣuhā min ʾaṭrāfihā ʾafahumu l-ḡālibūna
Hayır, biz onları ve atalarını, ömürleri uzadıkça dünya nimetlerinden faydalandırdık. Onların, toprağı (onların mülkü olan yerleri) etrafından eksilttiğimizi görmüyorlar mı? Üstün gelenler onlar mı?