Kehf suresi · 18:42 / 110
وَأُحِيطَبِثَمَرِهِۦفَأَصْبَحَيُقَلِّبُكَفَّيْهِعَلَىٰمَآأَنفَقَفِيهَاوَهِىَخَاوِيَةٌعَلَىٰعُرُوشِهَاوَيَقُولُيَٰلَيْتَنِىلَمْأُشْرِكْبِرَبِّىٓأَحَدًا
wa ʾuḥīṭa bi-ṯamarihī fa-ʾaṣbaḥa yuqallibu kaffayhi ʿalā mā ʾanfaqafi hī wa hiya ḵāwiyatun ʿalā ʿurūšihā wa yaqūlu yālaytanī lam ʾušrik bi-rabbī ʾaḥadā
Onun ürünleri de (artık) yok edilmişti. Bu yüzden bağının duvarları üzerine çökmüşken, onun için harcadığı emeklere karşı avuçlarını ovuşturup duruyordu. "Keşke Rabbime hiç kimseyi ortak koşmasaydım!" diyordu.