Yûsuf suresi · 12:31 / 111
فَلَمَّاسَمِعَتْبِمَكْرِهِنَّأَرْسَلَتْإِلَيْهِنَّوَأَعْتَدَتْلَهُنَّمُتَّكَـًٔاوَءَاتَتْكُلَّوَٰحِدَةٍمِّنْهُنَّسِكِّينًاوَقَالَتِٱخْرُجْعَلَيْهِنَّفَلَمَّارَأَيْنَهُۥٓأَكْبَرْنَهُۥوَقَطَّعْنَأَيْدِيَهُنَّوَقُلْنَحَٰشَلِلَّهِمَاهَٰذَابَشَرًاإِنْهَٰذَآإِلَّامَلَكٌكَرِيمٌ
fe-lemmā semiʿat bi-makrihinna arsalet ileyhinna ve-aʿtedet lehunna muttakaʾan ve-ātat kul-le wāḥidatin minhunne sikkīnan ve-qāli-ti-khruj ʿaleyhinna fe-lemmā raʾayna-hū akbarnahu ve-qaṭṭaʿne eydiye-hunna ve-qum-ne ḥāsha li-llāhi mā hādhā basharan in hādhā illā malekun kerīmun
Kadınlar onun hilesini işitince, birbirlerine haber gönderip haber saldılar. Yusuf'un etrafına toplandılar. Ona bakıp (güzelliği karşısında) hayran kaldılar ve (kendilerinden geçerek) ellerini kestiler. 'Haşa! Bu bir beşer değil, ancak kerim bir melektir!' dediler.