Yûsuf suresi · 12:15 / 111
فَلَمَّاذَهَبُوا۟بِهِۦوَأَجْمَعُوٓا۟أَنيَجْعَلُوهُفِىغَيَٰبَتِٱلْجُبِّوَأَوْحَيْنَآإِلَيْهِلَتُنَبِّئَنَّهُمبِأَمْرِهِمْهَٰذَاوَهُمْلَايَشْعُرُونَ
fe-lemmā żehebū bihi ve ecmeʿū en yecʿalūhu fī ġayābāti l-cubbi ve ūḥaynā ileyhi le-tunabbiʾennehum bi-ʾemrihim hāḏā ve hum lā yešʿurūn
Nihayet onu götürmeye karar verdiklerinde ve onu kuyunun derinliklerine atmayı ittifakla kararlaştırdıklarında, biz de ona şöyle vahyettik: "Andolsun ki sen onlara, onların bu işini, onlar farkında değilken, mutlaka haber vereceksin."