Münâfikûn suresi · 63:4 / 11
وَإِذَارَأَيْتَهُمْتُعْجِبُكَأَجْسَامُهُمْوَإِنيَقُولُوا۟تَسْمَعْلِقَوْلِهِمْكَأَنَّهُمْخُشُبٌمُّسَنَّدَةٌيَحْسَبُونَكُلَّصَيْحَةٍعَلَيْهِمْهُمُٱلْعَدُوُّفَٱحْذَرْهُمْقَٰتَلَهُمُٱللَّهُأَنَّىٰيُؤْفَكُونَ
wa ʾiḏā raʾaytahum tuʿjibuka ʾajsāmuhum wa ʾin yaqūlū tasmeʿ liqawlihim kaʾannahum ḫušubun musannadatun yaḥsabūna kulla ṣayḥatin ʿalayhim humu l-ʿaduwwu fa-ḥḏarhum qātaluhumu ʾllāhu ʾannā yuʾfakūna
Onları gördüğünde, yapılarından/boylarından hoşlanırsın. Eğer konuşurlarsa, sözlerine kulak verirsin. Onlar sanki yaslanmış keresteler gibidirler. Her korkunç sesi kendi aleyhlerine sanırlar. Onlar düşmandırlar; Allah onları kahretsin! Nasıl da (haktan) çevriliyorlar!